YENİ DOĞANDA SARILIK

getimage

Sarılık, kanda bulunan ‘’bilirubin’’ adlı bir maddenin, cilt, cilt altı ve dokulara yerleşerek, bebeğin renginin sarı olmasıyla yol açtığı durumdur.

Normal yeni doğanın rengi pembedir.

Kandaki bilirubin düzeyi artmaya başlayınca, önce göz aklarına yerleşir. Çocuğun gözlerindeki beyaz bölüm sarı renkte görülür. Bu düzeyde henüz ciltte sararma yoktur. Bilirubin düzeyi arttıkça sırasıyla, yüz, gövde, kollar, eller, hatta bacaklar sarıya boyanmış gibidir. Çok yüksek düzeylerde ayak tabanları bile sarı görülür.

Sarılık yeni doğan döneminde en sık karşılaşan sağlık sorunlarından biridir. Zamanında doğan her 10 bebekten 6’sında, erken doğan (37 haftadan önce) her 10 bebekten 7’sinde sarılık görülür.

Sarılıkla bu kadar sık karşılaşmamızın nedenini anlamak için, bilirubinin vücuttaki seyrine bakalım.

Bilirubin, başlıca al yuvarlak dediğimiz kırmızı kan hücrelerinin parçalanmasıyla oluşur. Oluşan bilirubin karaciğerde değişime uğrar ve safra yolu ile bağırsaklara boşaltılır. Oradan da dışkı yolu ile vücuttan atılır. Normal koşullarda bilirubinin oluşum ve atılma hızında bir denge vardır.

Yeni doğanlarda al yuvarların sayısı fazla ve ömürleri kısa olduğu için bilirubin oluşma hızı farklıdır. Ancak bilirubinin parçalanmasını sağlayan karaciğerdeki enzimler ilk haftada yetersizdir. Sonuç olarak denge bilirubin lehine bozuktur ve hemen her yeni doğan sararmaya eğilimi göstermektedir.

Bilirubinin Yükselmesi Tehlikeli mi ?


Kan bilirubin düzeyinin %20mg’ın altında olması durumunda, unun bebeğe hiç zararı yoktur. Ancak %20mg’ı aşarsa kan beyin engeli ilk 15 gün oluşmadığı için bilirubin beyne geçer ve bazı beyin bölgelerine yerleşerek buralarda doku zedelenmesine neden olur. Bu duruma kernikterus denir.

Bunun sonucunda bebeğin beyin işlevlerinde bozulma, emme güçlüğü, az hareket etme, başın geriye doğru kasılması ve reflekslerde bozulma olur. Zamanla işitme ve konuşma, görme bozukluğu, kas ve eklemlerde sertleşme ve zeka geriliği oluşur. Tedavisi olmayan bir hastalıktır.

Fizyolojik Sarılık

Yaşamın ilk haftası içindeki bu dengesizlik sonucunda yeni doğan 3. günden itibaren sararmaya başlar. Yaklaşık 10 güne kadar süren, bilirubinin tehlikeli düzeylere çıkmadığı bu sarılık türüne fizyolojik sarılık diyoruz. Fizyolojik sarılıkta kan bilirubin düzeyi %15mp’ı aşmaz ve tedavi gerektirmez.

Diğer Sarılık Çeşitleri

Patolojik sarılıklar: Başta Rh uyuşmazlığı olmak üzere, kan grubu uyuşmazlığı, al yuvarlakların enzim eksiklikleri, şekil bozuklukları, karaciğer enzimlerinin doğuştan eksik olması gibi nedenlerle oluşan sarılık hastalığıdır.

Kan bilirubin düzeyi 3. günden önce yükselir ve bir çoğunda kan değişimi değişterecek düzeye çıkar.

Anne sütüne bağlı sarılık: Doğumdan sonra emzirmeye başlanmamış, sık sık emzirilmemiş veya süt azlığı nedeniyle mama verilen bebeklerde anne sütünün oluşması yetersiz kalır.

Bu durumdan bilirubin metabolizması da etkilenir ve sarılık yüksek seyreder.

Bu tür sarılığın tedavisi ve önlenmesi için bebek doğumdan hemen sonra emzirilmeye başlanmalı ve anne sütünün ilk saatlerde az olmasının normal olduğunu bilerek sık sık emzirilmelidir. Annenin sütünü artıran tek şey bebeğin emmesidir.

Anne sütü sarılığı: anne sütünde bulunan bazı doymamış yağ asitlerinin bilirubin metabolizmasına olumsuz yönde etkilediği uzun zamandan beri bilinmektedir.

Bu tür sarılıklar 4. günden sonra başlar, yaklaşık 4-20 hafta kadar sürer. Bilirubin düzeyi tedavi gerektirecek kadar yüksek olmasa da bebeğin haftalarca sarı renkte görülmesine neden olurlar. Anne sütü sarılığında, anne sütünün kısa sürelide olsa kesilmesine gerek yoktur.

Fototerapi: Işık Tedavisi

Belirli dalga boyarındaki beyaz ve mavi ışığın, cilt ve cilt altındaki bilirubini parçalayarak vücuttan atılımını hızlandırması bir tedavi yöntemi olarak yıllardır kullanılmaktadır.

Fototerapi uygulanan bebekler cihazın içinde çıplak olarak yatırılır ve gözleri ışınlardan zarar görmesin diye özel bir gözlükle korunur.

Etkili ve zararsız bir yöntemdir. Kan bilirubin düzeyi 15-20mg arasındaki bebeklere birkaç saat ya da birkaç gün uygulanır.

Kan Değişimi

Kan belirubin düzeyinin 20mg’ı açtığı durumlarda çocuğun beyin dokusu zarar görmesin diye, kandaki bilirubin hemen azaltılması amacıyla uygulanan bir yöntemdir.

Bebeğin göbek damarından ince sondalar kullanılarak yüksek bilirubinli kan, yavaş yavaş çekilerek yerine sağlıklı bir insandan alınan bilirubinsiz temiz kan verilir.

Günümüzde ışık tedavisinde çok etkili cihazlar kullanıldığı ve aileler sarılık konusunda duyarlı olduğu için, erken tanı sayesinde nadiren kan değişimi yapılmaktadır.

Uzm. Dr. Halil IŞIK – Çocuk Hastalıkları Uzmanı