Arsiv icin ‘Psikiyatri’ Kategori

İLETİŞİM ve ÇOCUK

Cuma, Aralık 11th, 2009

İnsan gerek diğer insanlarla yaşayabilmek, gerekse kendinden öncekilerin oluşturduğu bilgi, değer ve kuralları edinebilmek için olağanüstü bir donanıma sahiptir: İLETİŞİM YETENEĞİ. Bu yetenek, 7 yaşına kadar sosyalleşme sürecinde oluşan ve gelişen özelliklerdendir.

İletişim benimle başlar… (daha fazla…)

KAPIDAKİ DÜŞMAN

Çarşamba, Kasım 18th, 2009

alkol-bagimliligi

Alkol Bağımlılığı

    Şehirleşmenin artması, kullanımının sosyal olarak kabul edilebilir hale gelmesi, genç nüfusun oranının yüksekliği, alkol içeren içeceklere ulaşmanın Batı Avrupa ülkelerinde kıyasla daha kolay olması gibi nedenlerle ülkemizde giderek önem kazanan bir sağlık sorunudur.

    Alkol kullanımını ile ilk tanışma, genelde ergenlik dönemi de denilen 12-17 yaş arasında olmaktadır. Ergenlik dönemindeki çoğu genç, çevresinde alkol kullanan bazı yetişkinleri kendilerine model alarak alkol kullanımına yönelirler. Oysaki alkol almak kişiyi yetişkin yapmaz. Gerçek yetişkinlik kedi sağlığını koruyabilmek ve yaşamı hakkında doğru kararları verebilmek demektir. Aktif alkol kullanımının en yüksek olduğu yaş grubu 20-35 yaş grubudur. Emeklilik sonrası 45-55 yaş döneminde de alkol kullanımında ciddi bir artış olabilmektedir. Alkol bağımlılığı tüm dünyada erkeklerde daha çok görülen olmakla birlikte, günümüzde kadınlarda da rastlanan bir hastalık olmaya başlamıştır. Birçok farklı neden alkol bağımlılığına yol açabilmektedir. Bunlar arasında bazı kişilik özellikleri ve kalıtımsal yatkınlık bulunmaktadır. Birinci derece de akrabalarında alkol bağımlılığı olan bireyler diğerlerine göre 3-4 kat daha fazla risk taşımaktadırlar. (daha fazla…)

OBSESIF KOMPULSIF BOZUKLUĞU SAPLANTI ZORLAMA HASTALIĞI

Pazartesi, Ekim 12th, 2009

depresyon_bunalim_stresÇevremizdeki birçok kişinin aşırı temizlik, titizlik, düzen merakı, eşya veya para biriktirme, simetriye dikkat etme, kapıyı, ocağı kontrol etme gibi çeşitli takıntıları, kuruntuları, saçma olduğunu bildiği halde yaptığı davranış ve istemeden gelen düşünceleri olabilir. Ancak bunlar önemli bir zaman kaybına neden olmaz, yapılması veya yapılmaması gereken ciddi sıkıntıya yol açmaz. Bazı kişiler ise aşırı ve saçma buldukları halde bu davranış ve düşünceleri tekrar tekrar yapmaya ve sürdürmeye devam ederler. Bu durum önemli oranda zaman kaybına yol açar, belirgin sıkıntı verir ve kişiyi zorlamaya. Yaşamla, kendisiyle ve çevresiyle ilişkisini bozmaya başlarsa durum Obsesif Kompulsif Bozukluğu (saplantı zorlama hastalığı) adıyla bilinen psikiyatrik bir hastalık adına gelir.

Obsesyonlar (saplantılar, takıntılar): İşlem dışı gelen, kişiyi tedirgin eden ve sıkıntı veren, kişi tarafından saçma bulunan, inatçı ve zorlayıcı bilinçli bir çabayla kovalamayan yineleyici düşünce, fikir, dürtü ve hayallerdir. Örneğin, insanların ve kendisinin ellerinin kirli ve mikroplarla bulaşık olduğunu düşünen kişi bunun doğru olmadığını bilse bile, bu düşünce sürekli kafasını kurcalamaya devam eder.

Kompulsiyonlar (zorlantılar): Çoğu kez obsesif düşünceleri kovma veya bu düşüncelerin verdiği sıkıntıyı azaltmak için yapılan ve istemeden yinelenen davranış ve zihinsel eylemlerdir. Örneğin, ellerinin sürekli kirlerle bulaşık olduğunu düşünen kişi sürekli ellerini yıkar. Kompulsiyonların amaçları herhangi bir zevk veya mutluluk sağlamak değil, obsesyonlara eşlik eden sıkıntıyı azaltmak ya da korkulan bir durum veya olayı engellemektir. Örneğin ellerini sık yıkamak kişinin hiç hoşuna gitmez ancak elinin kirli olduğuna dair sıkıntısını azaltmak için el yıkamayı tekrarlar. Kompulsiyonlar açıkça abartılıdır ve amaçladıkları şeyle arsında mantıksal bağlantı yoktur. Örneğin kişinin ellerini bu sıklıkla yıkamasını gerektirecek bir kirlenme olmamasına, elleri yıkanmaktan tahriş olmasına rağmen ellerini yıkmaya devam etmeleri gibi.

Bazı Obsesyon ve Kompulsiyon Türleri (daha fazla…)

Evlilikte Eşler Birbirini Gerçekten Tamamlıyorsa İşte O Gerçek Evliliktir

Çarşamba, Eylül 9th, 2009

Hertürlü toplumlarda evliliğin kutsal olduğuna inanılır, gerçekten de öyledir. Kutsal saydığımız evlilik kurumunu ayakta tutabilmek günümüz koşullarında zor olabiliyor. Öyleyse sizlerle bir takım önemli önerileri paylaşmak istiyoruz, dikkatle okursanız faydalanacağınızı umuyoruz…

Her geçen günler kadın erkek ilişkilerinde mutsuzluklar hatta acıların yaşandığını görüyoruz. Sorunların temeline bakıldığında sevgi-mutluluk yoksunluğu ve arayışı bununla birlikte saygı ve değer vermeme, her türlü istismar bir de gücün kötüye kullanıldığı açıkça görülmektedir. (daha fazla…)

Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Sorunları

Çarşamba, Eylül 9th, 2009

Dikkat sorunları olan çocuklar genellikle hiperaktif, düşüncesizce hareket eden, dikkatleri kolayca dağılabilen ve kendilerine verilen işleri yapamayan çocuklar olurlar. Bu sorunlar genellikle okul çağından önce başlar ve okul çağında da devam eder. Bazen de ilk olarak anaokulunda ya da ilkokul birinci sınıfta görülür. Bu rahatsızlık nörolojik bir nedeni olduğuna ve genetik olabileceğine inanılmaktadır.

Çocuğunuzun evdeki hayatının yanı sıra okul hayatını ve sosyal başarılarını da etkileyen ciddi bir dikkat problemi olduğundan endişe ediyorsanız ilk olarak çocuk doktorunuz ile konuşun. Doktor sizi bir uzmana yönlendire­bilir ya da kendi uzmanlık alanına bağlı olarak bu sorunu kendisi çözmeye çalışabilir. (daha fazla…)