Arsiv icin ‘Kadın Hastalıkları’ Kategori

Meme Başı Akıntıları

Cuma, Ocak 8th, 2010

Genel
Meme başı akıntısı , memede kitle ve ağrı şikayetinden sonra karşımıza çıkan bir sorundur.

Meme ile ilgili nedenlerle polikliniğe başvuran hastalarda bu oran %3-5 olup, bu sebeple meme ameliyatı geçirenlerin oranı ise %7-8’i oluşturmaktadır.Yaş olarak da en sık 25-45 yaşları arasında görülür. Meme başı akıntısı daha çok iyi huylu hastalıklarla birlikte olmasına karşın akıntının bir memeden ya da her iki memeden olması, kendiliğinden veya uyarımla olması, sürekli ya da aralıklı olması, tek bir kanaldan ya da birçok kanaldan akıntının gelmesi, akıntının kanlı veya kansız olması altta yatan olası kötü hastalığı ortaya çıkarmak açısından önemli noktalardır.

Adet döneminin başlamasından itibaren gebelikte,laktasyonda(süt verme dönemi) ve menapoz sonrası dönemde memelerde fonksiyonel(beklenen) ve patolojik(normalin dışında) değişiklikler olur. Bu patolojik değişikliklerden birisi de meme başı akıntısıdır, gebelik ve laktasyon dışında ortaya çıktığında patolojik olarak kabul edilir. Meme başı akıntıları genel olarak üç grup altında incelenebilir; Galaktore, kansız akıntı,kanlı akıntı. (daha fazla…)

TİROİD BEZİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Cuma, Ocak 8th, 2010

Tiroid hormonları ve yumurtalık işlevleri birbirleriyle o kadar iç içedirler ki, yumurtalık işlevlerinde sorunların varlığı durumunda tiroid bezi işlevleri tanı aşamasının ilk başlarında değerlendirilir. Kronik bir yumurtlama bozukluğu olan Polikistik Overi (PKO) daha iyi anlayabilmek için her kadının tiroid bezi işlevleri hakkında temel bilgilere sahip olması son derece önemlidir.

Vücudun en temel işlevlerini yöneten tiroid bezine ait sorunlar (tiroid hormonlarının az çalışması, fazla çalışması veya bez içinde oluşan kitleler), erkeklerden daha çok kadınlarda görülmektedir. Tiroid bezi sorunları sıklıkla otoimmun tabiyattadır (otoimmun hastalık, vücudun kendi dokularından birine bilinmeyen nedenlerle yabancılaşması ve bu “yabancı” dokuyu bağışıklık sistemiyle vücuttan uzaklaştırmaya yönelik girişimler yapması neticesinde oluşan hastalıktır. Bağışıklık sistemi vücudun aslında kendine ait olan bu dokusunu tahrip ettikçe dokunun işlevleri aksamakta ve buna bağlı sorunlar ortaya çıkmaktadır). (daha fazla…)

VAJİNAL KURULUK

Çarşamba, Kasım 18th, 2009

vajinal-kuruluk

Vajinal kuruluk, özellikle menopoz dönemindeki kadınların sık karşılaştıkları bir sorun olmasına rağmen pek dile getirilmez. Menopozla birlikte yumurtalık fonksiyonlarının azalması, vajinal ıslaklığı sağlayan östrpjen ve progesteron gibi hormonların azalmasına neden olur. Vajinal kuruluğun tek sebebi menopoz değildir. Menopoz öncesinde de vajinal enfeksiyonlar ve bazı ilaçlar da vajinal kuruluğa sebep olabilirler. İlişki sırasında vajinal kuruluğun sebep olduğu prıblemler, özellikle menopoz döneminde evlilikleri olumsuz yönde etkilemektedir. Oysa ki vajinal kuruluk çözümsüz değildir…

 

Vajinal kuruluk nedir ? (daha fazla…)

GEBELİKTE TARAMA TESTLERİ

Cuma, Kasım 13th, 2009

gebelikte-tarama

Anne adaylarının ilk 3 ayında ve üçüncü ay yaptırmaları gereken tarama testleri. Öncellikle bilinmesi gereken, yapılan bu testlerin kesin tanı değil, bir tarama testleri olduğudur.

Gebelikte Tarama Testlerini Kimlerin Yaptırması Gerekir ?

    Tüm anne adaylarının gebeliklerinin ilk üç ayında ve ikinci üç ayında bu testleri yaptırmaları önemlidir. Ancak 35 yaşından sonra gebe kalan kadınlarda mongol bebek doğurma riski daha çok arttığından, bu kadınların tarama testlerini mutlaka yaptırmaları gerekmektedir. Doğum öncesi gebelik hastalıklara tanı koymak için, bir takım cerrahi gelişmelerle bebekten doku örneği alınması gerekmektedir. Gebelik dönemlerindeki bebeğe yönelik bu tür cerrahi işlemlerin erken doğum, enfeksiyon ve düşük gibi yan etkileri bulunmaktadır. Bu nedenle her gebeye bu tür cerrahi girişimleri uygulamaktansa, daha basit ve hiçbir yan etkisi bulunmayan tarama testleri geliştirilmiştir. (daha fazla…)

GEBELİK ve BESLENME

Pazartesi, Ekim 12th, 2009

gebelikte-beslenmeGenellikle beslenme hem anne hem da bebek için çok önemli bir konudur. Gebelikte beslenmenin yeterli ve dengeli olması hem gebelik sürecinin sorunsuz geçmesini, hem de anne karnındaki bebeğin vücut ve beyin gelişiminin normal olmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda gebelikte yeterli beslenme bebeğin daha sonraki yaşamını da olumlu yönde etkileyecektir. Bu nedenle tüm kadınların ve eşlerin gebelik öncesinde, gebelik sırasında ve emzirme dönemlerinde bu konuda bilinçli olmaları son derece önemlidir.

Et ve Kümes Hayvanları

Gebelikte metabolizma ve dolaşım değişiklikleri nedeniyle bakterilere bağlı gıda zehirlenmeleri görülebilir. Bu durum gebelikte daha şiddetli seyredebilir. Besin kaynaklı hastalıkları önlemek için etlerin ve kümes hayvanlarının iyi pişirilmesi gerekir ve pişirilirken et için uygun ısılar seçilmelidir. Orta ve az pişmiş burger ve sosislerden sakınmak gerekir ve soğuk besinleri tüketirken dikkatli olunmalıdır. Bu durumda listeriosis gibi yiyeceklerden kaynaklanan hastalıklar oluşabilir.

Protein (daha fazla…)