ANESTEZİ YÖNTEMLERİ
Sezaryende uygulanacak anestezi
yöntemi sezaryenin aciliyeti, hastanın mevcut hastalıkları, hastanın ve cerrahın
isteği ve anestezistin becerisi gibi faktörler belirler.
Sezaryen girişiminde anestezi
yöntemleri;
Genel anestezi
Bölgesel anestezi (Epidural
ve/veya Spinal anestezi)
Sezaryende genel anestezi
Genel anestezi; ameliyat sırasında
hastada şuur kaybı ile beraber vücudun tümünde his kaybı ve kaslarda gevşeme
yaratan anestezi şeklidir.
Gebelerde genel anestezi nasıl uygulanır?
Sezaryen ameliyatına girecek olan
anne adayı sıvı ve ilaçların uygulanacağı damar yolu açıldıktan sonra
ameliyathane salonuna alınır. Ameliyathanede idrar sondası takılarak, karın
ciddi antiseptik maddeyle boyanır ve üzerine steril örtüler serilir. Bu
işlemler anne adayı uyumadan önce yapılmasının nedeni henüz doğmamış olan
bebeğin anestezi gazlarına daha az maruz kalmasını sağlamaktır. Daha sonra
anne adayı maske adı verilen ve ağız ve burunu kaplayan bir aletle %100 oksijen
ile solutulur. Oksijen verildikten sonra anne adayının solunumu tümüyle kontrol
altına almak amacıyla santral sinir sistemini baskılayan ve kasları gevşeten
ilaçlar uygulanır.
Genel anestezinin en önemli
aşaması entübasyon adı verilen aşamadır. Burada anne adayının ağız
boşluğundan solunum yollarına doğru entübasyon tüpü adı verilen bir tüp
yerleştirilir. Entübasyon tüpünün solunum yollarına yerleştirilmesi sonrasında
bu tüpten anne adayına bir yandan oksijen öte yandan da anestezinin
derinleşmesini sağlayan anestezi gazları solutulur. Ameliyat sona erdiğinde
kas gevşeticilerin etkisini gideren ilaçlar uygulanır, entübasyon tüpü
çıkarıldığında anne adayının solunumu ve tüm yaşamsal refleksleri geri
dönmüştür.
Genel
anestezinin muhtemel riskleri nelerdir?
Aspirasyon: Genel anestezinin en önemli riski, öksürme refleksinin
devre dışı kalmasının nedeniyle herhangi bir nedenle kusma oluştuğunda mide
içeriğinin kusmayla birlikte solunum yollarına kaçmasıdır. Mide içeriği asit
olduğundan ve mide dolu olduğunda besin artıkları içerdiğinden akciğer için
tehlikelidir. Asit akciğer hücrelerinin parçalayıcı etkiler gösterir, besin
artıkları da kitlesel etkileriyle solunum yollarını tıkarlar.
Günümüzde aspirasyon, alınan
önlemler sayesinde oldukça ender görülen hale gelmiştir. Bu önlemler anne
adayının 6 saatlik tam bir açlık süresinden sonra (bu sürede su da
içilmemelidir!) anesteziye alınması ve anestezi doktorunun mide asidini gidermek
için uyguladığı anti asit ilaçlardır. Bu iki önlemle aspirasyon oldukça ender
olarak ortaya çıkar.
Zor
entübasyon: özellikle şişman anne adaylarında veya diğer bazı
nedenlerde (boynun kısa olması gibi) entübasyon zor ya da imkânsız olabilir.
Yeni doğan bebekle ilgili sorunlar: Sezaryene başlangıçtan, bebeğin
doğmasına kadar geçen süre uzadıkça bebeğin bu durumdan olumsuz olarak etkilenme
olasılığı artar. Yeni doğan bebekte aşırı kas gevşekliği ve solunum durması gibi
sorunlar görülebilir.
Makaleyi Hazırlayan
Uzm.Dr. Çiler ZİNCİRCİOĞLU | Anestezi Uzmanı
